www.kucukkarabalikcocukevi.com

27 Nisan 2010 Salı

Montessori Eğitim Sisteminin Üstünlükleri Nelerdir?

* Çocuk kendi bireysel beceri ve ilgi alanına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine göre eğitim görür.

* Dikkatini yoğunlaştırmayı öğrenir.

* Çalışma isteğini ve zevkini geliştirir.

* Çocuğun toplumsal bir varlık olmasını sağlar.

* Özgüvenini ve sorumluluk duygusunu geliştirir.

* Disiplini içselleştirir.

* Çocuk kaygılarını nasıl iyi hareketlerle dışa vurabileceğini öğrenir.

* Bir problemin nasıl tanımlanacağı ve onu çözmek için nasıl çalışılacağını öğrenir.

* Bireylerin kendilerine ve başkalarına karşı sorumluluk almaları ve saygı duymalarını sağlar...

26 Nisan 2010 Pazartesi

Montessori Eğitimini Diğer Eğitim Sistemlerinden Ayıran En Önemli Farklar

• Eğitim Sisteminin İlkelerinin ilk kez çocuklar tarafından belirlenmiştir.

Maria Montessori 1907 yılında ilk çocukevi “Casa dei Banbini”de engelli olmayan çocuklarla çalışmalarında yaptığı gözlemlerde çocukların nelerden hoşlandıklarını ve nelerden hoşlanmadıklarını saptar. Buna göre çocuklar yetişkinlerin zannettiklerinden çok daha farklı şeylerden hoşlanmaktadırlar. Onlar;
• alıştırmaların tekrarından,
• özgür seçimden,
• hatalarını kendilerinin denetiminden,
• hareket etmekten,
• sessizlikten,
• sosyal ilişkilerini kendileri tarafından kurulmasından,
• çevrenin düzenli ve temiz olmasından,
• özgür faaliyete dayalı bir disiplinden,
• kitapsız okuma ve yazmadan hoşlanmaktadırlar.

Ancak;
• ödüllerden
• cezalardan
• yetişkin tarafından programlanmış eğitimden
• oyuncaklardan
• şekerlemelerden
• öğretmen masasından
• toplu derslerden hoşlanmamaktadırlar.

Bu, başka eğitim sistemleriyle karşılaştırıldığında çocuklara sağlanan olanaklar sayesinde, kendi seçimlerinin eğitimcinin onları isteklendirmesinin yerine geçtiği kendi eylemleri sonucu hataların denetlenebildiği bir eğitim sistemidir. İlk kez bir eğitim sisteminin “kabataslak ilkeleri” çocuklar tarafından belirlenmiştir.




Montessori Eğitim yaklaşımında geleneksel sistemlerden farklı olarak;


*Eğitimci sınıfta merkezde olmayan bir roldedir

*Çevre ve yöntem kendi kendine disiplini teşvik etmektedir.

*Öğretim esas itibariyle bireyseldir.

*Yaşlar karışıktır.

*Gruplar çocukları kendi kendilerine öğrenmeye ve birbirlerine yardım etmeye teşvik eder.

*Çocuk kendi çalışmasını kendisi seçer.

*Çocuk özel materyaller ile kavramları kendi başına keşfeder.

*Çocuk seçtiği proje üzerinde dilediği kadar çalışır.

*Çocuk öğrenme hızını kendisi tayin eder.

*Çocuk materyal sayesinde kendi hatalarını fark eder ve düzeltir.

*Çocuk çalışmasını tekrar etmek suretiyle öğrenmesini ve olumlu iç duygularını güçlendirir.

*Çocuk dilediği yerde çalışır, sınıf içinde dilediği yere gider ve dilediği kişiyle konuşur (arkadaşlarının çalışmasını engellemeden)

*Grupla çalışmak isteğe bağlıdır.

*Sağlık ve çevre (ayakkabılarını boyamak, masayı temizlemek vb.) bilgisi için olanak sağlanmıştır.

*Montessori felsefesi ile ilgili bir program düzenlenir ve anne babalar için öğrenme sürecine katılma programı hazırlanır.

Konsantrasyon




Dikkatin yoğunlaşması (polarizasyonu) Montessori pedagojisinin kilit olayıdır (mucizesidir). Çünkü ona göre bunun üzerine çocuksu iş kurulmaktadır.

Montessori’nin birçok eserinde de bahsettiği bu yansımanın keşfi yeni bir eğitim anlayışının kaynağı olarak görülmektedir. Montessori dolaylı birçok müdahaleye rağmen, silindirler ile ilgili uğraşından vazgeçmeyen üç yaşındaki bir kız çocuğunu gözlem altına almıştır. 40’ı aşkın denemeden sonra uğraşına son vermiş ve çocuğun hiç de yorgun olmadığını gözlemiştir.

Aksine çocuğun çok da neşeli bir halde etrafındakilere baktığını ve sanki uykudan aniden uyanmış gibi zinde ve neşeli olduğunu tespit etmiştir.

“Odaklanma kendiliğinden kendi kendine eğitimin gerçek başlangıcını oluşturur ve çocuğu özgürleştirir” Montessori’ye göre; “ konsantrasyon yaşamın bir parçasıdır, bir eğitim metodunun sonucu değildir.

Montessori bu durumu “sanki doymuş bir çözeltide bir kristalleşme noktası oluşmuş ve bu noktanın çevresindeki tüm karmaşık ve düzensiz madde, harika bir kristalin oluşumu için birleşiyormuş gibi görünüyordu.” diye ifade edecektir.

Bu önemli gözlemin öyküsü tüm dünyada yayılır ve önceleri bir mucize öyküsü gibi görünmektedir. Sonra, değişik ülkelerdeki denemelerin sayısı artınca, bu zihinsel “tedavi“nin basit ve açık ilkeleri yavaş yavaş ortaya çıkartılır.


Bu işlem bir kapalı çalışma devresi olarak tanımlanmaktadır ve üç aşamadan oluşmaktadır.
Bu konsantrasyonun ilk basamağı hazırlık basamağı, ikinci basamağı büyük çalışma basamağı, üçüncü basamağı ise çocuğa açıklık ve mutluluk veren basamak olarak ifade edilmektedir

Materyal ve Eğitimci



MATERYAL
Montessori Eğitiminin temel taşlarından birisi hazırlanmış çevredir. Bu çevrede çocuğu anlık çalışmaya davet eden Montessori Materyallerini buluruz. Her materyalin belirli bir yeri vardır. Bu da çocuklara güven ve sağlam bir yapı duygusu kazandırır. Çocuklar bağımsız olarak onların yardımıyla benimseyecekleri bilgilere ulaşacakları bir materyal seçerler. Bunu bireysel eğilim ve ilgiler takip eder.

Materyal çocuklara öğrenmenin eller aracılığı ile gerçekleştiğini öğretir. Zihinsel kavramlar ellerle kavramaktan gelir. Bu yaşlarda çocuklar soyut kavramların somut nesnelerde yattığını sezerler. Çocuklara istedikleri kadar tekrar etme imkanı sunulur. Erken öğrenen yeni bir çalışmaya geçebilecektir, çünkü öğrenmede herkesin farklı bir ritmi vardır.
Çalışmalar yerde, ayakta ya da masada yapılabilir. Bu özgürlük çocuğun içinden gelen hareket etme isteğinin bastırılmamasını sağlar. Çocuklar materyallerle tek başlarına çalışabildikleri gibi ikili ya da daha büyük gruplarla çalışabilirler.Bu sayede büyük bir odaklanmayla ve çoğunlukla hayret uyandıracak kadar uzun çalışırlar.



Bütün bu materyaller çocuğun ruhsal düzenini oluşturmasında ona yardımcı olur. Düşünsel materyaller objelerin tanınmasını sağlamaktadır ve böylece çocuğun daha yüksek bir zeka icraatında bulunmasını sağlar. Çocuğun bu materyalleri kendi başına kullanmasını öğrenmesi kendi başına hedef koymasını ve bu amaç doğrultusunda çalışmasını sağlayacaktır.

Materyallerdeki hata kontrolü çocuğun kendi hatasını bulmasını gerçekleştirerek birilerinin onu uyarmasına ya da düzeltmesine gerek bıraktırmayarak, kendi kendisini düzeltmesine olanak sağlar. Böylece yetişkinden bağımsızlaşmak doğal olarak gerçekleşir.

Kendi başlarına deneyimler ve keşifler sağlayan bu materyaller çocuk için dünyayı keşfetmelerini sağlayan anahtarlar görevini görür.


EĞİTİMCİ
Eğitimcinin görevi çevreyi hazırlamak ve kontrol etmektir. Materyalin öğrencilere cazip gelmesi için düzenli ve temiz tutulmuş olması şarttır
. Bir diğer görevi ise çocukları dikkatlice gözlemlemesidir. Eğitimcinin organizatör ve yönetici görevinin yanı sıra bireye yardım etme ve yanında olma gibi görevleri de vardır.

Eğer bir öğrencinin davranışı diğer öğrencileri rahatsız ediyorsa eğitimci rahatsız edici o aktiviteye son vermelidir. Eğer bir çocuk yaptığı bir uğraşın içine derinlemesine daldıysa eğitimci yapacağı bir övgü olsa bile onu rahatsız etmemelidir. Yardım materyalin sunum aşamasında ve işin de giriş aşamasında sunulabilir.

Bunlara ilaveten Montessori çevrenin etkisini şu şekilde tarif ediyor; “Yaşamın
görüntüsü için düzenlenmiş etken; o destek vererek veya engel koyarak bir etkiye sahiptir, fakat üretken değildir.” Yine de eğitici çevrenin en uygun şekilde düzenlenmesiyle ve buna uygun materyallerin hazır hale getirilmesiyle bireyin inşa planının içinde bulunan gelişim aşamalarına destek olabilir. Burada tabi ki Montessori tarafından belirtilen araçların ve şekillerin düzeni, iç düzenin kurulmasında önemli bir unsurdur.

Dolayısıyla Montessori yönteminin özü, çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir yöntem ve sistem anlayışıdır



Montessori’nin özgürlük ilkesinin en kısa ve en veciz ifadesi ise, “çocuklara
önceden hazırlanmış bir çevrede özgürlük tanımak”tır. Bu sözün anlamı şu kısa öyküde gizlidir:

Montessori çocuk evlerinden birinde çalışmaları izleyen bir konuğun çocukların dilediklerini, hoşlarına gideni yaptıklarını söylemesi üzerine öğrencilerden biri şöyle cevap verir: “Özür dilerim, efendim, biz hoşumuza gideni yapmıyoruz ki. Yaptığımız şey hoşumuza gidiyor bizim.

Dünya’da Montessori

• Montessori Eğitim Metodu, 76 ülkede binlerce okulda uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.
• Montessori yöntemine göre eğitim veren okullar velilerin en çok tercih ettikleri okullardır.

Dünya’dan Bazı Rakamlar


• Amerika 1909 adet okul
• Kanada 511 adet okul
• Almanya 318 adet okul
• Hollanda 228 adet okul
• Pakistan 23 adet okul
• Ekvator 15 adet okul
• Suudi Arabistan 4 adet okul
• Etiyopya 2 adet okul
• Türkiye ….

Maria Montessori ve Eğitim Sistemi

MARİA MONTESSORİ 
1870-1952



“Eller insan zekasının aletleridir.”
“Çocuk ona söylediğini değil yapmakta olduğunu yapar.”
“Öğrenmek bir yük değil, zevktir.”Maria Montessori

Maria Montessori (1870-1952) İtalya’nın ilk kadın tıp doktorudur. Zihinsel özürlü çocukları geliştirdiği öğretici materyallerle onlara uygun bir çevrede eğitmesi sonucunda dünya çapında bir başarıya ulaştı.

Daha sonra eğitimine antropoloji, psikoloji ve pedagojide devam ederek bu deneyimlerini 1907 yılında kurulan Roma’nın sefalet içindeki varoşlarında yaşayan sağlıklı çocuklara ilk çocuk evi “Casa dei Bambini” de uyguladı.

Çocukları çok kapsamlı bir şekilde gözlemlemelerinin sonucunda mevcut materyallerini daha da iyileştirdi ve yenilerini geliştirdi. Bu materyallerle donatılmış çevre çocuğun içinde var olan keşif ve öğrenme isteğini uyandırabiliyordu. Deneyimleri sonucunda geliştirdiği “serbest çalışma” gibi yeni bir öğretim yöntemini okullarda kullanılabilir hale getirdi.

Bu ilk çocuk evindeki Maria Montessori’nin ileri sürdüğü kuramlar çok kısa bir sürede tüm dünyaya yayıldı. Onun eğitim pedagojisi kuramı ve prensiplerine dayalı olarak sayıları giderek artan kurumlar, okullar ve anaokulları açıldı. Bu olağandışı kadın üniversitedeki kariyerini feda ederek eğitim düşüncesini anlatan dünya çapında konferans gezileri yaptı ve tüm yaşamını, enerjisini bu hareketi anlatan kitaplar yayınlayarak eğitim kuramının yaygınlaşmasına adadı.

Montessori pedagojisinin merkezinde bütünsel eğitim kuramı ve çocuğa karşı temel davranışlar bulunur. Yetişkin çocuğun kendisini geliştirme sürecinde sadece bir refakatçidir, çünkü o çocuğun doğuştan yaratıcı güçlere sahip olduğuna inanır.


“Kendim yapabilmem için bana yardım et.”

İtalya'nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) yüzyılın başlarında her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirir.
Bu, çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagojidir.

1899’da Roma’da zeka geriliği olan tüm çocukların yollandığı yeni orthophrenic kulunda yöneticiliği sırasında zihinsel eksikliğin sıklıkla pedagojik bir problem olduğuna hüküm verir.
Zihinsel engellilerin eğitimi konusunda aradığı bilgileri Itard ve Séguin’in çalışmalarında bulur ve bu yöntemleri temel alarak kendi yöntemini geliştirir. Eğittiği bir grup engelli çocuk devlet yeterlilik sınavlarında normallere yakın bir başarı gösterir.

Bu cümle Montessori Pedagojisinin ana fikridir. Bu, çocuğa kendi deneyimlerini yapması için fırsat tanımak ve bunu gerçekleştirebilmesi için de gerek duyduğu olanakların sağlanması anlamına gelir.

Her çocuk öğrenmek ister. Bu durumda eğitim sürecinin özü bir “kendi kendini eğitme” sürecidir. Bunun yanında bir de içsel inşa planı vardır. Bu nedenle Montessori pedagojisi doğrudan ve kararlı bir şekilde çocuk ve ihtiyaçları konusunda bilgi edinir.

Hazırlanan bir çevrede çocuk Maria Montessori’nin geliştirdiği öğretici materyallerle deneyimler yapar ve çevreyi kavrar. Bu çevrede özel olarak eğitilmiş eğitimciler dikkatli ve saygılı bir şekilde çocuğa refakat ederler. Eğitimciler her bir çocuğun duyarlı evrelerinde belirli bir öğrenme içeriğine karşı hassas olduğunu bilirler. Yani hazırlanan bu ortamın şekillendirici elemanları yetişen bireyin gelişim düzeyine uygundur ve sürekli öğrenme işlemini sürdürmesinde teşvik edicidir.

Serbest çalışma Montessori pedagojisinin can alıcı noktasıdır. Burada çocuk neyle meşgul olmak istediğine, ne kadar ve kiminle olmak istediğini kendisi seçer. Serbest karar vermek çocuğu içinden gelen bir disipline sokar ve bu eğitimci tarafından belirlenmemiştir. Bunun sonucunda sakin ve gergin olmayan bir atmosfer oluşur.

Montessori Pedagojisi bireysel zekaya dayalı ve yaratıcı problem çözme becerisini teşvik ve talep eder. O, kendi ayaklarının üzerinde durmayı ve bağımsızlığı eğitir. Amaç güçlü bir kişilik ve öz denetimin oluşmasıdır.

Yüz yıllık uygulama Maria Montessori’nin kararlarının ve keşiflerinin doğruluğunu ortaya çıkardı. Onun rehberliğinde dünya genelinde anaokulları ve okullar kuruldu. Montessori okulları başarılı okullardır çünkü; bütün çocuklar onları teşvik eden bir şeyler bulduklarında ve kendi başlarına çalışma imkanına sahip olduklarında bir şeyleri başarmak isterler.

Veli İnisiyatifi Okul Nedir?

Çocuklarını mevcut okullardan farklı bir dünya görüşü ile eğitmek isteyen ebeveynlerin bir araya gelerek bir dernek kurmaları ve buna bağlı olarak açılan okullar anlamına gelmektedir. Montessori okulları, Waldorf okulları, Frené Okulları dünyanın bir çok yerinde bu şekilde kurulan okullardır.

Bu dernekleri destekleyen ve uygulanacak eğitim konusunda destek veren üniversite hocaları bulunmaktadır. Bunlar “bilimsel kurul” adıyla anılırlar ve derneğin kurmayı planladığı okullara program hazırlamakla görevlidirler.

Dernek çeşitli yollardan para sağlar. Bu para öğretmen maaşları, personel giderlerini, eğitim materyalleri, okulda kullanılacak diğer masrafları karşılar. Bu masraflar da;

*Sponsorlardan,
*Okulda yapılacak çeşitli eğitim, konferans vb gelirlerinden,
*Derneğin kermes vs. gibi aktivitelerinin gelirlerinden,
*Öğrencilerden alınacak aylık katkı payından karşılanır.


• Özel okullar, ebeveynlere kendilerini beğendirmek için uğraşırlar, oysa Montessori okulları bir ebeveyn okulu gibi çalışır. Okulda uygulanan prensipler veliyle el ele sürdürülür.

• Veli İnisiyatifi okullarında Montessori felsefesi özgürce uygulanabilinir.


Türkiye'de Bir Veli İnisiyatifi Montessori Okulu

Türkiye'de bir ilki gerçekleştirecek olan 'veli inisiyatifi montessori okulu' projemiz, eğitim kurumundaki 'patron' kavramının çıkartılmasıyla, müşteri-patron yapısı yerine, bir veli-eğitimci-öğrenci ilişkisini içeriyor.

Bu sistemde,kuracağımız dernek ve anaokulu ile Almanya'daki İngolstadt Montessori okulunun kardeş okulu olacağız ve Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneğinin denetiminde ve eğitim desteğinde olacağız.

Dernek yönetiminde üyelerin tümünün söz hakkı olmakla beraber, derneğin yönetimi yönetim kurulu ve bu yönetim kurulunu denetleyen denetim kurulundan oluşuyor. Bununla birlikte okulun yönetimi, yönetim kurulunun denetlediği, profesyonel yöneticiler tarafından yapılacaktır.

Derneğin eğitim alanındaki danışmanlığını ve denetimini, Almanya'daki Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneği, Türkiye'deki bu konuda eğitim veren üniversite profesörleri ve Emel Çakıroğlu Wilbrandt yapacaktır.

Dernek bünyesinde ayrıca yer alacak, Pedagojik Danışma Merkezi, Terapi Merkezi, Etüt Merkezi derneğe katkı sağlarken bu yapılardan bir diğeri olan Pedagojik Akademide, Montessori eğitmenleri yetiştirilecek böylece ilerisi için, hem eğitim sektöründeki öğretmen açığı giderilecek hem de derneğe katkı sağlanacaktır.

Neden Bu Girişime İhtiyaç Duyduk?

* Süregiden eğitim sisteminde bu farkı yaratabilmek,

* Çocuklarımıza ne yapıldığını bilme hakkına sahip olmak,

* Sistemi tam olarak gerçekleştirebilmek için…

Montessori Eğitim Sistemi’ni Benimsemiş Ünlü Kişiler

* Katharine Graham, Washington Post’un sahibi ve editörü

* Jacqueline Bouvier Kennedy Onassis ,first lady ve editör

* Sean 'P.Diddy' Combs, müzisyen, prodüktör ve işadamı

* Gabriel Garcia Marquez, Nobel ödüllü edebiyatçı

* Jeff Bezos, finansal analist, AMAZON.COM’un kurucusu

* Prince William and Prince Harry, İngiliz kraliyet ailesi

* T. Berry Brazelton, ünlü pediatrist ve yazar

* Julia Child, ünlü şef ve yazar

* Melissa and Sarah Gilbert,aktörler

Çocuklarının Montessori okuluna gitmesini tercih eden ünlüler
* Bill & Hillary Clinton, eski başkan ve dışişleri bakanı

* Stephen J. Cannell, TV yazar, prodüktör ve yönetmen

* Patty Duke Austin, oyuncu
* Cher Bono, şarkıcı ve oyuncu

* John Bradshaw, psikolog ve yazar
* Yul Brynner (dec.), aktör

* Marcy Carcy, TV prodüktör
* Shari Lewis (dec.), kuklacı

* Yo Yo Ma, çelist

Montessori Destekleyicileri
Alexander Graham Bell,
Mister Rogers,Thomas Edison,
President Wilson,
Jean Piaget ...

24 Nisan 2010 Cumartesi

18 Nisan Toplantımız



Toplantımız Emel Çakıroğlu Wilbrandt'ın Montessori Eğitimiyle ilgili sunumuyla başladı.

sunumdan bir parça.
video


Ardından Almanya'daki kardes okulumuzun ayrıntılarını aktardık.

Neden veli inisiyatifi ile bir montessori okulu kurmak istediğimizi konuştuk.





Veli inisiyatifi anaokulumuzun kuruluşuyla ilgili ne aşamada olduğumuzu ve nasıl ilerleyeceğimizi paylastık.

Hep birlikte nasıl daha iyi bir okul kurabileceğimizi tartıştık, konuştuk.

Toplantının en heyecan verici kısmı bu soru-cevap kısmıydı.


Çünkü artık birlikte projemizde daha çoktuk, daha güçlüydük.

20 Nisan 2010 Salı

Eylülde Eğitime Başlamak İçin!

Şu anki yapımız içinde, Eylül ayında, okula başlayacak çocukları olan veliler olduğu gibi, önümüzdeki yıllarda anaokuluna başlayacak ya da çocukları başka anaokullarına devam eden veliler de var.

Çocuklarımıza en iyi okulu kurmak için birlikte çalışıyoruz.

Bizimle birikte olmak ve sorularınıza cevaplar için montessoriokul@gmail.com dan bize ulaşabilirsiniz.

Yapı ve Yönetim

Türkiye'de bir ilki gerçekleştirecek olan 'veli inisiyatifi montessori okulu' projemiz, eğitim kurumundaki 'patron' kavramının çıkartılmasıyla, müşteri-patron yapısı yerine, bir veli-eğitimci-öğrenci ilişkisini içeriyor.

Bu sistemde,kuracağımız dernek ve anaokulu ile Almanya'daki İngolstadt Montessori okulunun kardeş okulu olacağız ve Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneğinin denetiminde ve eğitim desteğinde olacağız.

Dernek yönetiminde üyelerin tümünün söz hakkı olmakla beraber, derneğin yönetimi yönetim kurulu ve bu yönetim kurulunu denetleyen denetim kurulundan oluşuyor. Bununla birlikte okulun yönetimi, yönetim kurulunun denetlediği, profesyonel yöneticiler tarafından yapılacaktır.

Derneğin eğitim alanındaki danışmanlığını ve denetimini, Almanya'daki Die Deutsche Montessori Gesellschaft derneği, Türkiye'deki bu konuda eğitim veren üniversite profesörleri ve Emel Çakıroğlu Wilbrandt yapacaktır.

Dernek bünyesinde ayrıca yer alacak, Pedagojik Danışma Merkezi, Terapi Merkezi, Etüt Merkezi derneğe katkı sağlarken bu yapılardan bir diğeri olan Pedagojik Akademide, Montessori eğitmenleri yetiştirilecek böylece ilerisi için, hem eğitim sektöründeki öğretmen açığı giderilecek hem de derneğe katkı sağlanacaktır.

Montessori Okulları Üzerine


Montessori eğitimini benzersiz kılan şey, onun bütün çocuk yaklaşımıdır. Montessori programının başlıca hedefi, her çocuğun,yaşamının tüm alanlarında tam potansiyeline erişmesine yardımcı olmaktır. Faaliyetler, zihinsel hazırlığı olduğu gibi, sosyal becerilerin gelişimini, duygusal gelişmi ve fiziksel eşgüdümü de destekler. Özel eğitimli bir öğretmenin yönetimi altındaki bütünsel eğitim programı çocuğun öğrenmenin mutluluğunu yaşamasını sağlar, ona öğrenim sürecinin keyfini çıkarması için zaman tanır, öz-saygısının gelişmesine olanak verir ve çocuklara kendi bilgilerini kendilerinin çıkardıkları deneyimler sunar.

Dr. Montessori'nin gelişimsel olarak uygun yaklaşımı, her çocuğun programa uyması yerine, program her bir çocuğa uyacak şekilde tasarlanmıştır. Her çocuğun bireyselliğine saygı göstermek, bu okulun felsefesinin özünü oluşturur. Ve bu saygı güven içeren ilişkilerin gelişimine götürür.

Montessori kurumu öğretmeleri de eğitir. Dünyanın pek çok ülkesinde binlerce Montessori Okulu vardır. Montessori okulları dünyada genellikle veli inisiyatifi ile kurulur.

Okulumuzun Yaş Aralığı

Eylül ayında açmayı hedeflediğimiz Montessori Anaokulumuz'da, 2.5 -6 yaş grubunun yanında bir de 2.5 yaş öncesi sınıfı kurmak için hazırlanıyoruz.

17 Nisan 2010 Cumartesi

Montessori Okuları Üzerine II
















Montessori eğitimi nedir?
Montessori eğitimi; “Çocuğa hazırlanmış bir çevrede kişiliğini oluşturmak için özgürlük tanıyarak kişiliğinin gelişim sürecinin desteklenmesi ve ortaya çıkarılması için, bireyin kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan bireye özgü adil bir eğitimdir. Yani Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Bunu açıkça şu şekilde ifade etmektedir: “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.”

Çocuğum Montessori-Pedagojisi’ne niçin gerek duyar?
Çocuklarını bir Montessori anaokulu’na mı yoksa farklı bir okula mı göndermeleri gerektiğini düşündüklerinde, ebeveynler kendilerine doğal olarak bu soruyu soruyorlar.

Yanıt insan ve çocuk gelişiminin temel olgusunda yatmaktadır; her çocuk, kendine özgü bir gelişime sahip bireysel bir kişiliktir. Ebeveynlerden ve eğitimcilerden bireysel özelliklerine uygun bir eğitim beklemektedir. Montessori-Pedagojisi bunu sağlayabilir.

İki ya da daha fazla çocuğa sahip tüm ebeveynler her çocuğun farklı olduğunu çoğu kez daha doğumdan itibaren bilirler. Doğum sonrasında bir çocuğun diğerinden daha erken ya da daha geç oturmayı, konuşmayı ya da yürümeyi öğrendiği gözlemlenir. Bu normal bir olgudur.

İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) bu olguyu daha bu yüzyılın başlarında fark etti ve her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirmiştir.z; çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagojidir.

Diğer eğitim felsefelerinden farkı nedir?
Eğitimin giderek öğretmen merkezli,pasif ve ezberci olduğu; bundan da öte eğitimin robot insanlar yetiştirdiği yönündeki eleştiriler son birkaç on yıldır daha yüksek sesle dile getirilmektedir. Ayrıca, eğitimin hemen her ülkede yaratıcılıktan uzak, problem çözemeyen,bilgi deposu ancak bu bilgileri nerede ve nasıl kullanacağını bilmeyen tek düze insanlar yetiştirdiği de söylenmektedir. Bu duruma çözüm olarak da, öğrenci merkezli, aktif, yapılandırmacı ve çoklu zekaya dayanan eğitim yaklaşımları önerilmektedir.
















Bu bağlamda Montessori Eğitimi çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir eğitim sistemidir. Montessori yönteminin temel ilkeleri ise çocuğun doğuştan sahip olduğu kendisini geliştirme potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Bunlar; emici zihin, gelişimdeki duyarlı dönemler, tekrarın önemi, önceden hazırlanmış bir çevrenin gerekliliği, çocuğu iç disipline yönelten bir özgürlük anlayışı, dikkatin yoğunlaşması, çalışma şevki ve sevinci, çocuğun toplumsal bir varlık olarak gelişmesidir. Günümüzde hemen her kesimden insanlar tarafından arzulanan eğitim anlayışı da bundan farklı değildir.

Özetle çocuğu merkeze almayan eğitim anlayışlarının başarısızlıkla sonuçlanacağı bir gerçektir. Montessori’nin ileri sürdüğü yöntemin merkezinde çocuk bulunmaktadır; öğretmen, çocuğun hizmetinde olan ve ihtiyaç duyduğunda çocuğa yardımcı olan bir yetişkindir.

Montessori okulunun diğer okullardan farkı nedir?
Günümüzde Montessori Eğitiminin diğer eğitimlerden tek farkı sanki materyallermiş gibi düşünülmektedir. Oysa materyaller Maria Montessori’nin bizzat vurguladığı gibi özel durumlarda keşfedilmiş ve geliştirilmiştir. Bu nedenle materyallerde yatan felsefeyi bilmeden onu çocuğun kullanımına sunan bir okulda hiç de beklenen sonuçları vermemekte ve bu nedenle işe yaramaz izlenimi uyandırmaktadır.

Montessori eğitim materyalleri ancak uygun koşullar oluştuğunda ve belli bir felsefi
düşünce ile çocuğa sunulduğunda gerçekte bir anlam ifade ederler. Bu koşullar da
Montessori eğitiminin çocuğa bakışı ve antropolojisinde yatar.

Montessori eğitiminde eğitimin amacının çocuğun yetişkinden bağımsızlaşması olduğu ve çocuğun kendisini eğiteceği bir potansiyeli bulunduğuna inanılır. Materyallerle çocuk için hazırlanmış olan çevrede bulunan çocuklar;

• Çalışacakları yeri belirlemekte
• Çalışacakları arkadaş tercihinde
• Çalışacakları süreyi belirlemekte özgürdürler.

















Tüm bu özgürlüklerin kullanımında tek bir sınır diğerlerinin alanına girmemek kimseyi rahatsız etmemek vardır. Bu da demokrasinin temelidir. Bu kurallara çocuğun hayatındaki öğretmen de dahildir. Böylece çocuk kuralları çevresindeki uygulamalardan öğrenecektir.

Disiplin özgürlükten kaynaklanan bir sorumluluk duygusundan gelir. Böylece içselleştirilir.

Montessori eğitimi çocuğumda nasıl bir gelişme, değişiklik yapacak?
Maria Montessori yetişkin insanın çocuklara kendi çocukluklarını unuttukları için
önyargılı baktıklarını saptamıştır. Eğitim kuramını gerçekleştirirken yaptığı gözlemler sonucu aslında çocukların hiç de sanıldığı gibi;

• Ödül ve cezaya
• Gereksiz uyarılara ve konuşmalara
• Hatalarının düzeltilmesine
gereksinim duymadıklarını saptamıştır.

Tüm bunları çocuklara öğreten aslında yetişkindir. Düşünülecek olursa her anne ya da çocukla ilgilenen insan bunun ne kadar doğru olduğunu fark eder. Çocukları her alanda dışa bağımlı hale getiren biz yetişkinleriz. Karnını doyurmak, tuvalet eğitimi…gibi en doğal durumları bile abartılı takdirlerle karşılayarak çocukları ödül beklentisine bağımlı hale getiririz. Oysa Montessori’ye göre çalışmak ne dışarıdan empoze edilmekle ne de başkası için yapılmayıp çocuğun zihnini çevreyle bütünleştirmektedir. Bu nedenle çocuklar okulda başkalarının hoşuna gidecek şeylerle meşgul olmayıp kendilerini oluşturacak, geliştirecek işlerle meşgul olmaktadırlar. Bu yüzden de ödül ya da hataların düzeltilmesine gereksinim duymayan kendisine güvenen bir kişilik geliştirebilmektedirler.

Hangi yaş aralığını kapsar?
Amerika ve Avrupa’da lise düzeyinde okullar vardır. Montessori’ye göre çocuğun gelişimi; 0-6, 7-12, 13-18 yaşlarda önemli ve farklı aşamalar geçirmektedir. Her gelişim evresinde çocuğun gereksinimleri farklılaşmakta olduğundan bu dönemlerde çocukla ilgilenen kişilerin davranışları ve okulda çocuğa sunulan imkanlar buna göre ayarlanmak zorundadır.

Emel Çakıroğlu Wilbrandt
Eğitimcilik ve öğrencilik serüveni 1973 yılında başlamış ve halen devam etmekte olan Emel Çakıoğlu Wilbrandt’ın eğitimin farklı alanlarında uygulama ve öğretmenlik yaşantısı olmuştur. Bugüne kadar ilkokuldan liseye, anaokulundan özel eğitime farklı ve yaş ve özelliklerde çocuklarla çalışmıştır. Montessori Eğitimini 1992 yılında Almanya’da öğretmenlik yaparken öğrenmiştir. Montessori’nin mesleğinde gereksinim duyduğu tüm boşlukları doldurduğunu tespit etmesi ve öğrencilerde gözlemlediği büyük gelişmeler nedeniyle inanarak bu alanda farklı seminer ve çalışmalar yapmıştır. 1995 yılında İstanbul’da bir vakıf için Montessori anaokulu ve terapi merkezi kurma, çalışma ve eğitimci yetiştirmesi gerçekleştirmiştir. Çeşitli okullarda Montessori eğitimi danışmanlığı yapmıştır. Avrupa Birliği projeleriyle Konya Selçuk Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, IMKB Trabzon ve İstanbul Üsküdar Kız meslek liselerinde, MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü için Montessori Seminerleri vermiştir.

Biz kimiz?

Bizler, çocuklarımızın kişiliklerine ve yeteneklerine olabildiğince az hasar gelerek
büyümelerini sağlamak, öz güveni tam, kendi ile barışık, araştırmacı bireyler olarak
gelişebilmeleri için şu ana kadar süregiden durumdan daha iyi bir alternatif oluşturmak üzere, Emel Çakıroğlu Wilbrandt’ın eğitim danışmanlığında bir araya geldik.

Öncelikle, çocuklarımızın en önemli yaşlarında ilk eğitimlerini alacakları "anaokul"u oluşturmak için bir veli inisiyatifi montessori anaokulu projesine başladık.

iletişim:
Seda Aydın Ödüklüoğlu
seda.odukluoglu@gmail.com
montessoriokul@gmail.com
+905324737028

13 Nisan 2010 Salı

18 Nisan Montessori Anaokulu Bilgilendirme Toplantısı

“Sana hiçbir dilek verilmemiştir ki, onu gerçekleştirecek olan güç de birlikte verilmemiş olsun. Ancak bunu elde etmek için çalışman gerekebilir.”
Richard Bach (Mavi Tüy kitabından)


Merhaba,

Bizler,
çocuklarımızın kişiliklerine ve yeteneklerine olabildiğince az hasar gelerek büyümelerini sağlamak, öz güveni tam, kendi ile barışık, araştırmacı bireyler olarak gelişebilmeleri için şu ana kadar süregiden durumdan daha iyi bir alternatif oluşturmak üzere, Emel Çakıroğlu Wilbrandt'ın eğitim danışmanlığında bir araya geldik.

Öncelikle, çocuklarımızın en önemli yaşlarında ilk eğitimlerini alacakları "anaokul"u oluşturmak için bir veli inisiyatifi montessori anaokulu projesine başladık.

Bir çok örneği olan bu tür projelerin bir tanesi;



Almanya'da 25 yıl önce başlamış. Çocukları için gönüllerinden geçen eğitim ortamını yaratmak için onlar da bir avuç yola çıkmışlar. İki katlı bir villada başlamışlar işe.



25. yıldönümlerini 16 Temmuz'da anaokuldan liseye kadar eğitim veren böyle bir yerleşkede kutlayacaklar.



Sizler ile projemizi paylaşmak için 18 Nisan günü saat 14.oo-16.oo arası bilgilendirme toplantımızda birlikte olmak istiyoruz.


Toplantı Programı

14.00-14.45 Montessori Eğitimi Bilgilendirme Semineri
konuşmacı: Emel Çakıroğlu Wilbrandt

14.45-15.00 Montessori Eğitimi Slayt Gösterimi

15.00-15.30 Almanyadaki Okul Modelinin Tanıtılması
konuşmacı: Emel Çakıroğlu Wilbrandt

15.30-16.00 İstanbuldaki Veli İnisiyatifi Montessori Okul Projesinin Tanıtılması ve Soru - Cevap
konuşmacılar: Emel Çakıroğlu Wilbrandt ve kurucu velileri temsilen Gökçe Dinler Çelen, Seda Aydın Ödüklüoğlu, Yasemin Erdin Tavukçu

yer:
BYOTELL salon: Manolya 1-2
Saniye Ermutlu Sok. No: 3 Kozyatağı/ 0216 571 61 00

http://www.byotell.com.tr/iletisim.asp

Katılmak isteyenlerin seda.odukluoglu@gmail.com adresine onay e-postası göndermelerini rica ederiz.



Hayallerin gerçekleşmesi için çalışmak ve umut etmek gerek.


Sevgilerle