www.kucukkarabalikcocukevi.com

17 Nisan 2010 Cumartesi

Montessori Okuları Üzerine II
















Montessori eğitimi nedir?
Montessori eğitimi; “Çocuğa hazırlanmış bir çevrede kişiliğini oluşturmak için özgürlük tanıyarak kişiliğinin gelişim sürecinin desteklenmesi ve ortaya çıkarılması için, bireyin kendi onuru içerisinde bireyselleşmesi ve sosyalleşmesini ciddiye alan bireye özgü adil bir eğitimdir. Yani Montessori eğitimi temelde kişiliğin oluşumu üzerinde durmaktadır. Bunu açıkça şu şekilde ifade etmektedir: “Eğitimde metot değil, insan kişiliği göz önüne alınmalıdır.”

Çocuğum Montessori-Pedagojisi’ne niçin gerek duyar?
Çocuklarını bir Montessori anaokulu’na mı yoksa farklı bir okula mı göndermeleri gerektiğini düşündüklerinde, ebeveynler kendilerine doğal olarak bu soruyu soruyorlar.

Yanıt insan ve çocuk gelişiminin temel olgusunda yatmaktadır; her çocuk, kendine özgü bir gelişime sahip bireysel bir kişiliktir. Ebeveynlerden ve eğitimcilerden bireysel özelliklerine uygun bir eğitim beklemektedir. Montessori-Pedagojisi bunu sağlayabilir.

İki ya da daha fazla çocuğa sahip tüm ebeveynler her çocuğun farklı olduğunu çoğu kez daha doğumdan itibaren bilirler. Doğum sonrasında bir çocuğun diğerinden daha erken ya da daha geç oturmayı, konuşmayı ya da yürümeyi öğrendiği gözlemlenir. Bu normal bir olgudur.

İtalya’nın ilk kadın doktoru, pedagog ve antropoloji profesörü Maria Montessori (1870-1952) bu olguyu daha bu yüzyılın başlarında fark etti ve her bir çocuğun bireyselliğine azami ölçüde uyan bir pedagoji geliştirmiştir.z; çocuğun bireysel becerilerine ve ilgi alanlarına, bireysel öğrenme hızına ve karakter özelliklerine uygun bir pedagojidir.

Diğer eğitim felsefelerinden farkı nedir?
Eğitimin giderek öğretmen merkezli,pasif ve ezberci olduğu; bundan da öte eğitimin robot insanlar yetiştirdiği yönündeki eleştiriler son birkaç on yıldır daha yüksek sesle dile getirilmektedir. Ayrıca, eğitimin hemen her ülkede yaratıcılıktan uzak, problem çözemeyen,bilgi deposu ancak bu bilgileri nerede ve nasıl kullanacağını bilmeyen tek düze insanlar yetiştirdiği de söylenmektedir. Bu duruma çözüm olarak da, öğrenci merkezli, aktif, yapılandırmacı ve çoklu zekaya dayanan eğitim yaklaşımları önerilmektedir.
















Bu bağlamda Montessori Eğitimi çocuğa önceden hazırlanmış bir çevrede kendi kendini geliştirebileceği şekilde hareket ve faaliyet özgürlüğü tanımayı amaçlayan, kendi kendine oluşan ve gelişen bir eğitim sistemidir. Montessori yönteminin temel ilkeleri ise çocuğun doğuştan sahip olduğu kendisini geliştirme potansiyelinden kaynaklanmaktadır. Bunlar; emici zihin, gelişimdeki duyarlı dönemler, tekrarın önemi, önceden hazırlanmış bir çevrenin gerekliliği, çocuğu iç disipline yönelten bir özgürlük anlayışı, dikkatin yoğunlaşması, çalışma şevki ve sevinci, çocuğun toplumsal bir varlık olarak gelişmesidir. Günümüzde hemen her kesimden insanlar tarafından arzulanan eğitim anlayışı da bundan farklı değildir.

Özetle çocuğu merkeze almayan eğitim anlayışlarının başarısızlıkla sonuçlanacağı bir gerçektir. Montessori’nin ileri sürdüğü yöntemin merkezinde çocuk bulunmaktadır; öğretmen, çocuğun hizmetinde olan ve ihtiyaç duyduğunda çocuğa yardımcı olan bir yetişkindir.

Montessori okulunun diğer okullardan farkı nedir?
Günümüzde Montessori Eğitiminin diğer eğitimlerden tek farkı sanki materyallermiş gibi düşünülmektedir. Oysa materyaller Maria Montessori’nin bizzat vurguladığı gibi özel durumlarda keşfedilmiş ve geliştirilmiştir. Bu nedenle materyallerde yatan felsefeyi bilmeden onu çocuğun kullanımına sunan bir okulda hiç de beklenen sonuçları vermemekte ve bu nedenle işe yaramaz izlenimi uyandırmaktadır.

Montessori eğitim materyalleri ancak uygun koşullar oluştuğunda ve belli bir felsefi
düşünce ile çocuğa sunulduğunda gerçekte bir anlam ifade ederler. Bu koşullar da
Montessori eğitiminin çocuğa bakışı ve antropolojisinde yatar.

Montessori eğitiminde eğitimin amacının çocuğun yetişkinden bağımsızlaşması olduğu ve çocuğun kendisini eğiteceği bir potansiyeli bulunduğuna inanılır. Materyallerle çocuk için hazırlanmış olan çevrede bulunan çocuklar;

• Çalışacakları yeri belirlemekte
• Çalışacakları arkadaş tercihinde
• Çalışacakları süreyi belirlemekte özgürdürler.

















Tüm bu özgürlüklerin kullanımında tek bir sınır diğerlerinin alanına girmemek kimseyi rahatsız etmemek vardır. Bu da demokrasinin temelidir. Bu kurallara çocuğun hayatındaki öğretmen de dahildir. Böylece çocuk kuralları çevresindeki uygulamalardan öğrenecektir.

Disiplin özgürlükten kaynaklanan bir sorumluluk duygusundan gelir. Böylece içselleştirilir.

Montessori eğitimi çocuğumda nasıl bir gelişme, değişiklik yapacak?
Maria Montessori yetişkin insanın çocuklara kendi çocukluklarını unuttukları için
önyargılı baktıklarını saptamıştır. Eğitim kuramını gerçekleştirirken yaptığı gözlemler sonucu aslında çocukların hiç de sanıldığı gibi;

• Ödül ve cezaya
• Gereksiz uyarılara ve konuşmalara
• Hatalarının düzeltilmesine
gereksinim duymadıklarını saptamıştır.

Tüm bunları çocuklara öğreten aslında yetişkindir. Düşünülecek olursa her anne ya da çocukla ilgilenen insan bunun ne kadar doğru olduğunu fark eder. Çocukları her alanda dışa bağımlı hale getiren biz yetişkinleriz. Karnını doyurmak, tuvalet eğitimi…gibi en doğal durumları bile abartılı takdirlerle karşılayarak çocukları ödül beklentisine bağımlı hale getiririz. Oysa Montessori’ye göre çalışmak ne dışarıdan empoze edilmekle ne de başkası için yapılmayıp çocuğun zihnini çevreyle bütünleştirmektedir. Bu nedenle çocuklar okulda başkalarının hoşuna gidecek şeylerle meşgul olmayıp kendilerini oluşturacak, geliştirecek işlerle meşgul olmaktadırlar. Bu yüzden de ödül ya da hataların düzeltilmesine gereksinim duymayan kendisine güvenen bir kişilik geliştirebilmektedirler.

Hangi yaş aralığını kapsar?
Amerika ve Avrupa’da lise düzeyinde okullar vardır. Montessori’ye göre çocuğun gelişimi; 0-6, 7-12, 13-18 yaşlarda önemli ve farklı aşamalar geçirmektedir. Her gelişim evresinde çocuğun gereksinimleri farklılaşmakta olduğundan bu dönemlerde çocukla ilgilenen kişilerin davranışları ve okulda çocuğa sunulan imkanlar buna göre ayarlanmak zorundadır.

Emel Çakıroğlu Wilbrandt
Eğitimcilik ve öğrencilik serüveni 1973 yılında başlamış ve halen devam etmekte olan Emel Çakıoğlu Wilbrandt’ın eğitimin farklı alanlarında uygulama ve öğretmenlik yaşantısı olmuştur. Bugüne kadar ilkokuldan liseye, anaokulundan özel eğitime farklı ve yaş ve özelliklerde çocuklarla çalışmıştır. Montessori Eğitimini 1992 yılında Almanya’da öğretmenlik yaparken öğrenmiştir. Montessori’nin mesleğinde gereksinim duyduğu tüm boşlukları doldurduğunu tespit etmesi ve öğrencilerde gözlemlediği büyük gelişmeler nedeniyle inanarak bu alanda farklı seminer ve çalışmalar yapmıştır. 1995 yılında İstanbul’da bir vakıf için Montessori anaokulu ve terapi merkezi kurma, çalışma ve eğitimci yetiştirmesi gerçekleştirmiştir. Çeşitli okullarda Montessori eğitimi danışmanlığı yapmıştır. Avrupa Birliği projeleriyle Konya Selçuk Üniversitesi, Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Ankara Üniversitesi, IMKB Trabzon ve İstanbul Üsküdar Kız meslek liselerinde, MEB Özel Eğitim Genel Müdürlüğü için Montessori Seminerleri vermiştir.

Biz kimiz?

Bizler, çocuklarımızın kişiliklerine ve yeteneklerine olabildiğince az hasar gelerek
büyümelerini sağlamak, öz güveni tam, kendi ile barışık, araştırmacı bireyler olarak
gelişebilmeleri için şu ana kadar süregiden durumdan daha iyi bir alternatif oluşturmak üzere, Emel Çakıroğlu Wilbrandt’ın eğitim danışmanlığında bir araya geldik.

Öncelikle, çocuklarımızın en önemli yaşlarında ilk eğitimlerini alacakları "anaokul"u oluşturmak için bir veli inisiyatifi montessori anaokulu projesine başladık.

iletişim:
Seda Aydın Ödüklüoğlu
seda.odukluoglu@gmail.com
montessoriokul@gmail.com
+905324737028

6 yorum:

  1. Sorularınızı yorum bırakarak sorabilirsiniz, Emel Hn tarafından yanıtlanacak....

    YanıtlaSil
  2. İstanbul Avrupa yakasında bu yöntemle eğitim yapan kuruluşları bir süredir araştırıyorum. Ancak, verimli bir sonuç aldığım söylenemez. Konu ile ilgili yardımınızı rica ediyorum. Teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  3. Merhaba, su an Amerika'da ikamet etmekteyim ve 5 yasindaki kizim 2 senedir bulundugum yerdeki Montessori okullarindan birine devam etmekte. Uzun zamandir Turkiye'deki Montessori'yi uygulayan okullari arastiriyorum. Boyle bir girisimin basladigini duyunca cok sevindim ve heyecanlandim. Ozellikle burda Montessori egitmenlik sertifikasi almayi planladigim bir donemde boyle bir girisi ogrenmem beni ayrica sevindirdi. Bundan sonra sayfanizi ve bilgilerinizi daha yakindan takip edecegim. Basarilar diliyorum. Aktif olarak birseyler yapabilmeyi cok arzu ederim.

    YanıtlaSil
  4. Montessori Eğitimi Programı MEB'e bağlı mı açılıyor? MEB'de gün planlamasının yapılması zorunlu(serbst zaman,türkçe dil,sanat,vs.)diye biliyorum.Eğer öyle ise programı nasıl uyduruyorsunuz?

    YanıtlaSil
  5. merhaba 2 yasinda bir kizim var ve montessori egitimi veren bir kindere gondermek istiyorum, fakat aklima bir soru takildi. 2-6 yasta montessori egitimi alan bu cocuklar 7 aysinda okula basladiklarinda aldiklari egitimden daha farkli bir egitim sistemine gececekler. bu degisim cocuklarimizin uzerinde degisimlere neden olacak. ve o zamana kadar aldiklari egitim tamamiyle bosuna harcanmis emek zaman ve para uclemesine donmeyecekmidir? bu soruyu kendimce dusundum dusundum bir sonuc bulamadim? sizce bu sorunun cevabi nedir?

    YanıtlaSil
  6. Akşam Liseleri olaraktan sunumlarınızı çok beğendik. Başarılarınızın ve paylaşımlarınızın devamını dileriz.

    YanıtlaSil